Finansal güçlükler, ekonomik krizler hiç şüphesiz hepimizi yaşantımız boyunca bir kaç kaz yada bir çok kez tehdit etmiştir. Bir insana yada şirkete bağımlı çalışmak çoğu kez ekonomik kriz söz konusu olduğunda kurban edilmek demektir. Öyle ki firmalar ekonomik kriz döneminde personel azaltımına giderek bu kriz döneminde ayakta kalmaya çalışırlar. Peki işten çıkan insan nasıl ayakta kalacaktır bu dönemi nasıl atlatacaktır. Öyle onun işten çıkaracağı sorumluluklarını taşıdığı eşi ve çocuklarından başka kimsesi yoktur.
Evet başkasının yanında çalışmanın birine yada bir yerlere bağımlı çalışmanın sonucunun nasıl bir felaket olabileceği ortada. Düşünsenize ömrünüz boyunca ne kadar para kazanacağına, hangi vakitlerde çalışacağınıza hep başkaları karar verecek. Hayat sizin ama standartlarını hep başkları belirleyecek.
Yaşamınız boyunca bir yere bağımlı olmamak, ekonomik özgürlük belkide zenginlik istiyorsanız ilk iş bir iş sahibi olmayı ya da yatırımcı olmayı öğreneceksiniz. Tabi bunu yapmak ülkemizde o kadar zor ki neden mi? Çünkü eğitim sistemimiz bir çok ülkede olduğu gibi iyi ve eğitimli işçiler yetiştirmek üzere planlanmış. Yani eğitim sistemimiz bize bir iş yeri sahibi olmayı veya iyi bir yatırımcı olmayı asla öğretmiyor.
Aileden, piyangodan, şu veya bu şekilde varlık sahibi olan bir insan bu süreci bir kez aştımı yani, kendisini varlıklı kılan sebebin iş sahibi olmak yada yatırımcılığı öğrenmek olduğunu kavradığında servetine servet katması içten bile değil. Evet görüyorsunuz ya zengini zengin yapan sahip oldukları ya da aldığı eğitimler değil. Bunların ötesinde iş kurma becerisi ile geliştirdiği finansal, duygusal zekası ve iletişim becerisi ile tüm bunları kapsayan namı değer mali zekasıdır.
Büyük Üstad Robert Kiyosaki' nin dediği gibi " Kendi işini kurmak zengin olmanın en iyi yolu. Kendi işinizi kurduktan ve sıkı bir nakit akışı sağladıktan sonra, başka aktif varlıklara yatırım yapmaya başlayabilirsiniz."
Taner YILMAZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder