12 Mayıs 2015 Salı

Girişimci olunur mu, girişimci doğulur mu?

Girişimde bulunmak için tanımlı bir zamanlama var mıdır? Girişimci ruh doğuştan mı gelir, sonradan da girişimci özellikler kazanılabilir mi? Girişimci olmak istiyorum ama bu soruların yanıtlarını bilmiyorum diyorsanız, işte uzmanından zihin açıcı öneriler….
Girişime Girişim
Bazen kendi zaman algımıza göre uzuuuun zaman bir işte ya da meslekte emek verildikten sonra girişimcilik iştahı kabarmaya başlar. Bazen de koşullar daha işin başında bu yöne itekler. Girişimciliğe iten dürtü, şayet içsebrikim süreci sonrasında geldiyse, büyük olasılıkla, kişi için hayat sahnesinde “kendi yaşam anlamını gerçekleştirme” farkındalığı yükselmiş olabilir.  Kimi zaman eğitimi alınan, kimi zaman tamamen farklı bir alanda veya işin içerisinde yetişerek bir uğraş verilmiştir, ama bu uğraş ne orandakendini gerçekleştirmeye hizmet etmiştir peki? İşte, ampulün parladığı karar anı. Belki ta başından beri girişimde bulunma arzusu vardı, sadece bu arzuyu aksiyon almaya dönüştürecek koşulların oluşması gerekiyordu, yani “zamanlama” etkeni.
Burada kritik bir ayrım var. Zamanlamayı karar alma zamanlaması ve harekete geçme zamanlaması şeklinde ilk iki başlangıç adımı olarak görmekte fayda var. Zira, niyeti gerçekleştirecek koşulların da oluşması, hatta oluşturulması “sürekliliğin” sağlanmasında önde gelen faktör. 
Ortam koşullarını iyi gözlemlemek, niyet edilen girişime yönelik “ayırt edici özellikleri” fark edip, kollamak, “zihin haritası” içine gömüp, bilinçaltında “yoğunlaşarak”, girişim niyetini gerçekleştirmeye yönelik doğru fikri bulmak, yani “girişim projesini” geliştirmek doğru “zamanlamayı” hazırlama sürecidir.  Bu esnada çeşitli “fırsat olanakları”yaratıcılık vasıtasıyla değerlendirilmiş olacaktır. Kısacası, algıların açıldığı, yaratıcı düşünme tekniklerinin ve sürecinin devreye girdiği bir dönemdir.
Bundan sonra, ortam koşullarını sürekli gözlemleme, bilgi, toplama, belirsizlikler içerisinde “alternatif yollar” geliştirme, olasılıkları değerlendirme türünden yoğun odaklanma, iletişim kurma ve geliştirme gerektiren döneme girilir. Bu dönemde, elde edilen veriler ve geliştirilen ilişkilerle olasılıklara yönelik “denge kombinasyonları” oluşturulup öngörülerde bulunulur. Tabii, bu esnada “gerçeklik filtresi” her aşamada aktif olduğu gibi “tutku”nun verdiği çoşku ve cesaret de vizyon belirleyici ve bütünleyici etkiyi sağlayacaktır.
Koşullar kontrol altına alınabilir mi? Kısmen evet. Hangi pencereden ele alındığına bağlı olarak, koşullar “belirgin amaca” göre değerlendirilebilir, hatta kısmen müdahale bile edilebilir. Bu, “öngörü” ve “tutku” birlikteliğinin rasyonel tarafı ve ilham veren itici gücü ile “sağlam dayanaklar” oluşturmak suretiyle sağlanabilir. Bilgi, beceri, özgüven, cesaret, sağlıklı ilişkiler, esneklik, hızlı karar verme gibi daha. pek çok nitelik ve değerler sağlam dayanakların temelini oluşturur.  
Girişimde başarının yakalanması kadar sürdürülmesi, kontrollü koşullar altında mümkün olacağından,liderlik niteliklerine sahip olmak, gelinecek konumun belirleyicisidir. “Meydan okuma ” ve “ilişki yönetimi”, liderlik becerisi altında kullanıldığında koşullar amaca yönelen ortamların oluşturulmasında kullanılabilir.
Girişim ruhu denen olgu, içinde tutku ateşinin değer yaratarak yandığı kendini gerçekleştirme meşalesidir Bu ateş, fikir, koşul, zamanlama ve becerinin doğru bileşkelerde ortaya konmasıyla giderek büyüyen parlaklığa erişebilmekte.
Parlak ışıklı nice girişimlere,
Yazar: Ayfer Yoran
Kaynak: http://www.gelisimplatformu.org

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder